Kaçırılan çocuklar ve toplumsal çürüme / Haber Analiz
Analiz (31/05/07) Belçika’da çocuk kaçırma olayları gün geçtikçe artıyor. Bu durum Belçika da yaşayan her kesin gözünde kaçması mümkün değil. Neredeyse olağan hale gelen bu durum son zamanlarda daha yoğunluk kazandı.
Tramvaylarda, otobüslerde, metro istasyonlarında gün geçtikçe kaçırılan kız ve erkek çocuklarının resimlerine yeni bir tanesi daha ekleniyor. Ve kaçırılan çocukların yüzde 80’inin akıbeti neredeyse kaçırıldığı günden itibaren belli oluyor. Dövülerek ya da tecavüz edilerek öldürülerek bulunuyorlar, kaçırılan çocuklar. İnsanın içini ürküten tüylerini diken diken eden bu durum daha ne zamana kadar devam edecek!.
16 Nisanda kaybolan 18 yaşındaki Annick Van Uystel’in cesedi bir hafta sonra başında aldığı darplarla bir torbanın içinde bulundu. Annesi, kızının cesedi bulunmadan akıbeti diğer kaybolan kız çocuklar gibi olmasın diye duyarlı kamuoyunu protestoya çağırmıştı. Nitekim Uystel in cenazesine 10 bin kişi katıldı. Tabiî ki bu sahipleniş çocuk kaçırmalarına karşı önemli bir adımdır. Bu adım aynı zamanda tepkisizliğe karşı bir tepkinin başlangıcı sayılabilir.
Belçika’da sıradanlaşan bu duruma Avrupa’nın diğer ülkelerinde de rastlamak mümkün. Daha Uystel’in cenazesi kaldırılmadan bir benzer haberde Portekiz’den geldi. Basına, İngiliz asıllı küçük bir kız çocuğu kaçırıldığı yansıdı. Kaçırıldıktan sonra dört yaşındaki küçük Maddie’yi bulana çeşitli kuruluşlar ve ailesi onbinlerce euro para verileceğini duyurdular. Bu kadar yüklü paradan sonra küçük Maddie bulunur mu bilinmez ama ya ödül veremeyen, çocukları kaçırılan ailelerin ve çocukların durumu ne olacak? Ya da kaçırılan çocuklar için ödül koymak sorunu çözecek mi?
Hatırlanacaktır geçen yıl Liege’de iki kız çocuğu kaçırılmış ve tecavüz edilen cesetleri günler sonra bulunmuştu. Bulgular Fas asılı birisini (eskidende aynı suçtan sabıkalı) gösteriyor diye bu olay geçen yıl yükselen “kağıtsızlar” hareketine karşı kullanılmıştı.
Neden küçük yaştaki çocuklar kaçırılıyor?
Neden kaçırma olayları bu kadar yaygınlaştı?
Çocuk kaçırmalar üzerine ciddi bir takım çalışmalar yapılacağı ve önlemler alınacağı yerde medyanın da katkısıyla olayların sebebi farklı yerlerde aranmaktatır. Oysaki bu tür olaylar, hele bu kadar yaygın hale gelmişse olumsuz bir gidişatın habercisi olmalı kanımca. Yaşadıklarımız toplumsal çürümenin ve kapitalizm yetiştirdiği insan modelin örnekleridir.
Günümüzde kadının toplumsal bir metaya dönüştüğünü, vitrinlerde çekici bir “ürün” olarak sergilendiğini ve geçen yıl Almanya’da oynanan dünya kupası maçlarında olduğu gibi devletlerin bilgisi dahilinde alınıp satıldığını görüyoruz. Yaşları 4 ile 20 arasında değişen çocuk ve genç kızların kaybolup sonrada tecavüz edilerek ölü bulunması toplumsal çürümenin bir örneği değilse ne ile izah edilebilir?
Ne hikmet ise bu konuda kimse yorum yapmıyor. Sıradanlaştığı için mi bilinmez yaşananlar önemsiz olaylar zinciri olarak görülüyor. Kaçırılma olaylarında son yıllarda artış göstermesi hem ailelerin ve hem de çocukların psikolojisini bozmuş durumda. Akıllara gelen ilk soru ise acaba benim çocuğumda bir gün parkta, okulda, sokakta, çarşıda, alışveriş merkezlerinin önünde aynı akıbeti yaşar mı? |