Verviers'te 'Baskı yasları' paneli
Verviers (08.02.2009)- Demokratik Kitle Örgütleri Platformu – Belçika (DEKÖP-B)'nin “Baskı yasaları” konulu paneller serisinin ikincisi bugün Verviers Kürt Kültür Merkezinde yapıldı. Saat 14.00'de başlayan panele anti-terör yasaları hakkında kapsamlı araştırmaları ile tanınan sosyolog yazar Jean Claude Paye konuşmacı olarak katıldı.
Anti-terör yasalarına karşı kampanya Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde bir araya gelen 6 federasyon ve konfederasyonun bir araya gelerek kurduğu Avrupa Demokratik Kitle Örgütleri Platformu (DEKÖP-A) tarafından 10 Aralık 2008 tarihinde başlatıldı.
İlki geçtiğimiz hafta Belçika'nın Liege şehrinde gerçekleştirilen baskı ve anti-terör yasalarını konu alan panelde konuşan Jean Claude Paye anti-terör yasalarının sebep ve sonuçlarını anlattı. Paye konuşmasında yasaların 11 Eylül saldırılarının hemen akabinde ABD ve AB devletleri tarafından yasalaşmasının manidar olduğunu söyledi.
Belçika'da anti-terör yasasını 2003 tarihinden itibaren geçerlilik kazandığının belirten Paye, “bu tarihten önce yasalar arasında 'suç örgütü' yasaları vardı. Bununla birlikte hakimlerin kanaati de suçlanan kişinin ceza almasında etkili idi” dedi.
Belçika'da devam eden DHKC davasına da değinen Paye 2003'de çıkarılan anti-terör yasasıyla daha önce kapanan bu davanın hukuksuz bir şekilde geri açıldığını ve DHKC davasından tutuklanan kişilerin özel cezaevlerine tutulduğuna vurgu yaptı.
Yasalarda hakimlerin kullanması gereken yetkilerinin sınırlandırılarak savcılara devredildiğini ifade eden Paye bu durumun savcılara polisiye yöntemler kullanması olanağını sağladığını belirtti.
Jean Claude Paye ABD'de 11 Eylül saldırılarından sonra çıkarılan 'Vatan Yasası'na da değindi. Bu yasasın ABD Başkanlarına bir kişiyi yasa kurumu 'terörist ilan etme' yetkisi tanıdığını söyleyen Paye “ABD Başkanı kime terörist derse o kişi ABD yasaları karşısında teröristir” dedi.
Savunma hakkı sınırlandırıyor
Paye konuşmasında, ABD'de anti-terör yasası kapsamında suçlanan bireyin savunma hakkının elinde alındığına dikkat çekti. Bu yasayla birlikte suçlanan kişiye avukat atamasını özel yetkilerle donatılmış askeri mahkeme tarafından yapılıyor dedi. Buna göre yasa kapsamında olan kişi kendisine verilen ve köken olarak asker olan avukatı kabul etmek zorunda. Doğal olarak askeri mahkeme tarafından terörist olarak suçlanan kişiyi aynı organizasyon içerisinde yer alan bir başka asker 'savunmak' zorunda bırakılıyor. Bunun nedeni ise ABD'de çıkarılan anti-terör yasasının 'terörizme karşı mücadeleyi' bir savaş olarak değerlendirmesidir. ABD'de çıkarılan yasaya göre devlet, terörizme karşı bir savaş yürütmekte. Savaşın diğer cephesinde savaşan başka bir güç olmadığı için Bush yönetimi 'görülmeyen düşmana kötülüğe karşı savaşıyor' tezini savuna gelmiştir.
ABD'de çıkarılan anti-terör yasası ABD'ye tüm dünyada kendisine karşı savaştığını söylediği kişilere karşı operasyon yapma yetkisi tanıyor diyen Paye, yasanın aynı zamanda ABD vatandaşlarınıda düşman olarak gördüğünü ifade etti. Bundan böyle ABD devletine karşı muhalif olan kişiler bu yasa kapsamına alınabilecek.
ABD ve AB arasında suçluların iadesi anlaşması
11 Eylül'den sonra ABD ve AB arasında varılan anlaşmanın ardından karşılıklı olarak suçluların iadesi daha da kolaylaştırıldığını belirten sosyolog yazar Jean Claude Paye, “AB tarafından çıkarılan 'Avrupa Tutuklama Belgesi' devletler arası suçluların iadesini sorunsuz hale getiriyor” dedi. Bu belgeyle ABD talep ettiği her hangi bir kişiyi AB üyesi devletlerden alabilecek duruma gelirken demokrasisiiyle ünlü Avrupa'nın Türkiyelileşeceğini savundu.
Paye, Avrupa Tutuklama Belgesi'yle Avrupa topraklarında yaşayan Türkiyeli 2000 politik mültecininde tehlike altına girdiğini söyledi.
Belçika'da ki DHKC davası tam bir skandaldır
Belçika'daki DHKC davasını ele alan Paye “baktığımızda hakim kişileri terörist olmakla itham etmekten ziyade 'terörist bir örgütle' ilişkileri bulunduğu iddiası üzerinde tutuklanan kişileri yargılamıştır” dedi. Jean Claude Paye göre hakimler kanaatlerin kullanarak bireylerin 'terör yöntemleri kullanmaya' elverişli olma iddiası üzerinde yargılamalarını yapıyorlar. Paye, Belçikalı yargıçın bu skandal davanın hukuksal dayanağını ise DHKC'nin AB terör listesinde bulunmasını gösterdiğini söyledi.
Belçika Yargıtayı tarafından bir kez lehte son kez ise alehte bozulan davada gelecek duruşmanın Mayıs ayında olacağını belirten Paye, “eğer bu davada yargılananlar ceza alırlarsa bu Belçika'nın ABD'de çıkarılan anti-terör yasasıyla aynılaştığının göstergesi olacaktır” dedi.
Siyasi kararlar hukuki kararların üzerinde
Lahey Adalat Divanı İran Halkın Mücahitleri örgütünü terör örgütü listesinden çıkarılmasına da değinen Jean Claude Paye buna rağmen AB üyesi herhangi bir devletin her hangi bir sebepten kaynaklı Halkın Mücahitleri örgütünün tekrar listeye dahil edilmesini isteyebileceğini söyledi. Paye burada siyasi direktiflerin hukuki kararların önüne geçtiğini ifade etti.
Panel verilen aradan sonra soru cevap bölümüyle devam etti. Sosyolog yazar Jean Claude Paye bu bölümde dinleyicilerden gelen soruları yanıtladı. Paneli organize eden DEKÖP-B bileşenleri arasında Belçika Kürt Dernekleri Federasyonu (FEK-BEL), Ezilen Göçmenler Kolektifi (EGK), İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu (BİR-KAR), ve Avrupa Türkiyeli işçiler Konfederasyonu (ATİK)'in Belçika seksiyonu bulunuyor. |