DEKÖP-B’den baskı yasalarına karşı 3. panel
Charleroi (19.04.2009)- Belçika Demokratik Kitle Örgütleri Platformu (DEKÖP-B) Belçika'nın Charleroi şehrinde sosyolog yazar Jean Claude Paye’nin katılı ile “Baskı Yasaları” konulu paneller serisinin üçüncüsünü düzenledi. Charleroi Kürt Kültür Derneğinde dün düzenlenen panele yaklaşık 50 kişi katıldı.
FEK-BEL adına Veysel Turhan panelin açılış konuşmasını yaptı. Turhan, DEKÖP-B olarak yazar Jean Claude Paye ile üçüncüsünü düzenledikleri paneller hakkında kısa bir açıklama yaptı. Veysel Turhan anti-teör ve baskı yasalarının konu olarak işlendiği panel öncesinde Türkiye ve Kuzey Kürdistan’ın bir çok şehrinde gözaltına alınan ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamında tutuklanan DTP’lilerin serbest bırakılmasını istdi. Turhan’dan sonra söz alan EGK temsilci de benzer noktalara değindi.
Daha sonra söz alan Jean Claude Paye 11 Eylül saldırılarından önce 6 Avrupa ülkesinde anti-teör yasası bulunduğunu söyledi. 11 Eylül saldırılarından hemen sonra ise ABD’nin çok tartışılan anti-terör yasasının AB üyesi devletler tarafından bire bir kopyalandığını belirterek “Avrupa’da terör uygulayan örgütler olmadığı halde bu devletler neden anti-terör yasaları çıkarma gereği hissettiler” diye sordu.
Sosyolog yazar Jean Claude Paye, Belçika’da da durumun diğer Avrupa ülkelerinden farksız olmadığını belirtti ve 2006 yılında çıkarılan anti-terör yasasının neye yaradığını bilmediklerini söyledi. Paye devamla “Belçika’da devletin güvenliğini tehlikeye düşüren tek hareketin Hollandaca konuşulan Flaman Bölgesi’nin ayrılık talebidir fakat bu durum terör faaliyeti olarak tarif edilmiyor” dedi.
Düşünüyor isen “teröristsin”
Anti-terör yasalarının subjektif yasalar olduğunu söyleyen Jean Claude Paye’ye göre bu yasalar karşısında demokratik kitle örgütleri, sendikalar, partiler, toplumun örgütlü kurumları ve hatta tek tek bireyler çok basit nedenlerle şiddete dahi bulaşmadan “terörist” ilan edilebilecekler. 11 Eylül’den sonra çıkarılan yasalara göre kişi, ‘devlete ve kurumlarına yönelik protesto eylemi gerçekleştirmeyi düşünmesi dahi terörist’ olarak yaftalanmasına yeterli oluyor.
Bu gerçekliğin toplum tarafından çok iyi algılanmadığını belirten Paye, devamla şunları söyledi: “normal koşullarda sıkı yönetimler savaş yıllarında ilan ediliyordu. Ancak anti-terör yasaları, sel felaketi gibi doğal bir afet sonrası hükümete sıkı yönetim ilan etme hakkı tanıyor. Örneğin ekonomik krizin etkilerinin iyice hissedildiği bugünlerde hükümetlere karşı yapılacak bir gösterinin aynı zamanda sıkı yönetim ilan etme sebebi sayılacağı bilinmelidir. Yasalar kapsamında ilan edilen sıkı yönetimler için hükümet yada devlet başkanlarının parlamentolarda karar çıkarmalarına gerek kalmamıştır”.
Anti-terör yasaları tüm dünyada benzeşiyor
Kapsamlı olarak ABD’de çıkarılan bu yasanın etkilerinin tüm dünyada görüldüğünü sözlerine ekleyen sosyolog yazar Jean Claude Paye buna örnek olarak DTP’lilerin tutuklanmasını örnek verdi. Paye, tutuklanan DTP’lilerin ne ile suçlandıklarının bilinmediğini belirterek “bu kişilerden suçlu olmadıklarının ispatı istenmekte” dedi.
Panele ikinci bölümde soru cevap bölümü ile devam edildi. Paye, bu bölümde katılımcılardan gelen sorular üzerinden ABD ve AB çıkarılan anti-terör yasaları ve Obama yönetimi hakkında kapsamlı açıklamalarda bulundu. Saat 14.30’da başlayan panel üç saat sürdü.
DEKÖP-B’nin üçüncüsünü gerçekleştirdiği panellerin sonuncusu ise 2 Mayıs Cumartesi tarihinde Boulevard Maurice Lemonnier 171 1000 Bruxelles adresinde bulunan PTB lokalinde gereçekleşecek. |