AP'de Dersim 38 Konferansı
Brüksel (19.11.2009)- Avrupa Parlamentosu’nda (AP) düzenlenen, “Dersim 1937-38, Aleviler-Yaşananlar ve Devletin Rolü” başlıklı konferansta Türk devletinin özür dilemesi ve CHP’nin Sosyalist Enternasyonalden atılması istendi.
AP Sol Grubu’nun üstlendiği, Dersim Yeniden İnşa Derneği ve Demokratik Aleviler Federasyonu tarafından organize edilen konferans, yoğun ilgi nedeniyle gecikmeli olarak başladı.
Konferans, AP Sol Grup Başkanı Lothar Bisky’nin konuşmasıyla başladı. Bisky, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in Kürt sorununun çözümü için Dersim katliamını önermesini sert dille eleştirerek, CHP’nin Öymen şahsında sosyal demokrat bir çizgiye sahip olmadığının kanıtladığını söyledi. Sol parti olarak Kürt sorunu ile Alevilerin sorunlarına duyarlı olduklarını kaydeden Bisky, bundan sonrada bu duyarlılıklarını sürdüreceklerini söyledi.
Şen: Yaşananlar soykırımdır
Dersim Yeniden İnşa Derneği Başkanı Mustafa Şen de yaptığı konuşmasında, "Dersim'in tarihte özel bir yeri vardır. Yahudi katliamı yapılırken, Türkiye de bunun gölgesine saklanarak Dersim'i bombaladı, Dersim insanlarını katletmeye başardı” dedi. “Bize göre bu bir soykırımdır” diyen Şen, “Bunun başka bir alternatifi, başka bir ismi yoktur. Dünyada eşine ender rastlanan bir katliam yapıldı. Özellikle Atatürk'ün emriyle manevi kızı Sabiha Gökçen tarafından Dersim bombalandı, soykırım yapıldı” şeklinde konuştu.
Aleviler yüzyıllardır katlediliyorlar
Tarihçi Yazar Mehmet Bayrak, Aleviliğin ezilen halkın bir ideolojisi olarak geliştiğini belirterek, “Alevilik katliamları sürekli olarak bir siyaset tarzı olarak uygulanmıştır, bunun altını özellikle çizmek istiyorum. Bu katliamlar siyasetten ortaya çıkmıştır, 7 yüzyıldaki katliamlar da böyledir, Pir Sultan'ın başına gelen katliam da böyledir, bir bastırma, yok etme siyasetidir” dedi.
Yazar Erdoğan Aydın, Kürtlerin Türkleştirilmesi ve Alevilerin Sünnileştirme politikasının temel adımlarını Mustafa Kemal tarafından düzenlediğini söyledi. Prof. Dr. Doğu Ergil ise sekülarizm ve ulus devlet projesinin Dersim'de tamamıyla bir etnik saflık şeklinde uygulandığını belirtti.
Dersim DTP il başkanı Veli Haydar Güleç'in yönettiği, “Dersim 1937-38 katliamı, sürgün ve asimilasyon, Türkiye'nin yakın tarihinde yaşanan Alevi katliamları” konulu oturumda ise katliamın tanıkları konuştu. Hüseyin Akar, henüz 5 yaşındayken ailesinin süngülerle katledilişini anlattı. Yazar Faik Bulut ise, Dersim katliamının sömürgeci bir zihniyet ile gerçekleştirildiğini söyledi.
Bulut, Dersim katliamı ile ilgili tüm devlet arşivlerinin açmasını, katledilenler anısına anıtların yapılmasını istedi. Kemalist zihniyetin Dersime yaklaşımının “etnik temizlik” olduğunu kaydeden Faik Bulut, resmi raporlara da yansıyan Dersim katliamının Kürdü imha etme planı olduğunu söyledi. Bulut, katliam ardından, baba anneleri öldürülen, yada ailelerinden zorla alınıp Türk subaylarına teslim edilen kız çocuklarının akibetine de değinerek, “Türklükle eğitilerek daha sonra subaylarla evlendirilmişlerdir” dedi.
Katliam ardından yaşanan sürgünlere tanıklık yapan Edebiyatçı Sema Kaygusuz ise baba ve annesinin sürgündeki yaşamlarını anlattı.
CHP Sosyalist Enternasyonal'den çıkarılsın
Konferansta bir konuşma yapan Dersim DTP Milletvekili Şerafettin Halis ise Dersim’de yaşananların kendi kültürü ile yaşamak isteyenlerin direnişi olduğunu belirtti. Katliam’dan ötürü devletin özür dileyerek, bir daha tekrarlanmayacağına dair güvence vermesini isteyen Halis, gerçeklerle yüzleşerek ancak demokratik açılımlara kapı aralanabilineceğini kaydetti.
Konuşmacıların hemen hepsi, 72 yıl önce gerçekleşen katliamdan dolayı Türk devletin özür dilemesini isteyerek, katliamı savunan CHP’nin ise Sosyalist Enternasyonal’den atılması çağrısında bulundu.
Haydar Işık: Kılıçtaroğlu yol düşkünüdür
Dersim konferansında konuşan Haydar Işık, CHP’li Onur Öymen’e karşı bir hafta içinde üç farklı tavır sergileyen Kemal Kılıçdaroğlu’nu “düşkün” ilan etti.
“Merdi kıpti şecaat arz ederken sırkatin söyler” diyen Işık, “Aslında partisi CHP’nin ve Baykal’ın fikirlerini seslendirdi” diye konuştu.
Dersim katliamında Kılıçdaroğlu’nun bir çok yakınının öldürüldüğünü kaydeden Işık “Kılıçdaroğlu’nun soyadı aslında Karabulut’tur. Karabulut aşireti 1938 olaylarında çok büyük zarar gördü. Bu şartlar altında onun tavrını sadece ahlaksızlık olarak değerlendiriyorum” dedi.
Konferans talepleri:
1-Türkiye Cumhuriyeti Devleti kendi tarihiyle yüzleşmelidir. Bunun için şu ana kadar gizli tutulan arşivler açılmalı, jenosit mağdurlarına karşı uluslararası hukuktan doğan sorumluluklarını yerine getirmelidir.
2-17. Kasım 1937´de Elazığ’da idam edilen Seyid Rıza, oğlu ve diğer Dersimliler başta olmak üzere, mezar yerleri bilinmeyen kişilerin cesetlerine ne yapıldığı açıklığa kavuşturmalı, ailelerine bilgi verilmelidir.
3-Katliam sırasında askerler tarafından alınan ve kendilerinden bir daha haber alınamayan çocukların akıbeti açıklığa kavuşturulmalıdır.
4-Türkiye Devleti, AB ülkeleri, ABD ve Rusya Federasyonu'nun elinde bulunan Dersim Jenosidi’ne ilişkin tüm arşivleri açmalı ve AB, sorunun çözümüne katkı sunmalıdır.
5-Kürtlere yeni katliamlar öneren CHP sosyalist enternasyonal üyeliğinden çıkartılmalıdır.
6-Bölgeyi inansızlaştırma ve yaşanmaz bir hale getirmeyi amaçlayan barajların yapımı derhal durdurulmalı ve Dersim adı iade edilmelidir.
7-Alevilerin ibadet yeri olan Cemevleri, Türkiye´de yasal güvenceye kavuşturulmalı ve zorunlu din dersleri uygulamasına son verilmelidir.
8-Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılmalı, Alevi köylerine cami yapımı uygulamasına ve asimilasyon politikasına son verilmelidir.
9-1993 yılında Sivas'ta katledilen 33 aydın ve sanatçının yakıldığı ve halen et lokantası olarak kullanılan Madımak oteli orada katledilen 35 insanın anısına müze yapılmalıdır.
10-“Kürt Açılımı“ zamana yayılarak bir belirsizlik süreci oluşturulmamalı. Bu konuda yapılması gereken en önemli değişiklik, 1982 anayasasının değiştirilmesi; çok kimlikli, çok kültürlü ve çok inançlı Türkiye gerçeğini anayasal güvenceye kavuşturan bir yeni anayasa yapmak olmalıdır. Kürt sorununa kalıcı demokratik çözüm, ancak bu yöntemle mümkündür. |