"Ezilen Göçmenler Kolektifi" web sitesine hoş geldiniz...
Ana Sayfa
Bülten
Açıklamalar
Kadın
Kültür Sanat
Etkinlikler
Hakkımızda
İletişim
Arşiv
Linkler

 

 

 

 

 

     

 

22 Temmuz seçimlerinde ezilenler alternatifsiz değil

Tîjda Meral Yakar

09 Temmuz 2007

Fransa ve Belçika’daki seçimlerden sonra 22 Temmuz da Türkiye’de erken genel seçimler olacak. Gerçi olup olmayacağı konusunda şüpheler devam ededursun seçim çalışmalarına her parti, kurum, kişi kendi sınıfsal bakış açısıyla değerlendirip çalışmalarına çoktan başladılar.

22 Temmuz seçimlerinde enteresan ve dikkate alınması gereken durum hiç şüphesiz var olan partilerin dışında bağımsız adayların seçime katılmalarıdır. Genel itibariyle kapitalist düzenin devamından yana olan partilerin geçmiş icraatları yapabileceklerinin de aynasıdır. Söylemedikleri palavra başvurmadıkları yalan kalmadı. Geçmiş seçim çalışmalarında ne vaatte bulundularsa, bugünde onu tekrar edecekler. İyiye yönelik hiçbir vaatti yerine getirmediler, doğaları gereği getiremezlerde!. O sebepten yazımız söz konusu palavracı partiler olmayacak.

 Bu seçim çalışmalarında Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP)’nin desteklediği devrimci sosyalist adaylar ve DTP’nin destekleyeceğini açıkladığı bağımsız adayların varlığı dikkate değerdir. Bağımsız adayların seçim çalışmalarına ve programlarına baktığımızda özünde düzen tarafından tahrip edilen, yok sayılan konuları temel aldıklarını görüyoruz.

Bağımsız adayların seçilebilecek ve parlamentoda grup oluşturacak güçte olması, Türkiye’de statükonun devamını isteyenlerin uykularını şimdiden kaçırmaya başladı. Genelkurmayın “ Türkiye, Cumhuriyetten bu yana hiç bu kadar tehdit altında olmamıştır” açıklaması geliştirilmek istenen saldırı dalgasının da habercisi konumundadır.

2005 Newrozundan hemen sonra geliştirilen linç kültürü, büyük bedellerle kazanılan haklar, Genelkurmay merkezli başlatılan şövenizmle, muhtırayla ve tehditlerle tekrar geri alınmak isteniyor. Halkları birbirine kırdırmak amaçlı yaratılan bu kutuplaşmalara karşı pratik adımlar atılmazsa onarılması güç tahribatlara yola açacaktır.

Genelkurmayın, Kürt halkına karşı ezilen Türk halk katmanlarını hedef alan bu şövenist zehirleme taktiğine karşı, batıda ESP’nin desteklediği bağımsız devrimci sosyalist adayların seçim aktiviteleri önemli ve kayda değer bir çalışmadır.

Türkiye’de Genelkurmay merkezli geliştirilmek istenen sadece Türk-Kürt çatışması değil elbette. Alevi – Sünni, laik – şeriatçı çatışmasını da derinleştiren Genelkurmay değil mi? Dün Çorum’da, Maraş’ta Sivas’ta, Gazi’de yakılan, öldürülen, sürgün edilen Aleviler, Genelkurmayın “Cumhuriyet elde gidiyor şeriat geliyor” propagandasıyla taraf olmaya zorlandılar. CHP’nin de desteği ile önemli ölçüde Alevi kitlesi cumhuriyet mitinglerine katıldı. Bütün bu şövenist histeri çığlıkları, linç kampanyaları burjuva medya eliyle ezilen yığınlara taşınıyor. Tepeden tırnağa örgütlü olan sövenist anlayışa, kontrgerillaya karşı, halkların kardeşlik panzehirini geliştirmek lazım. İşte bağımsız adaylar tam da bu tarihsel görevlerini yerine getirmekle karşı karşıyalar.

Tarih tanıktır. Dünyanın herhangi bir yerinde kazanılan ekonomik, sosyal haklar mücadele edilerek kazanılmıştır. İnsanın olduğu her yerde olmak ve her alanda mücadeleyi sürdürmek önemelidir. Bu alan, burjuvazinin parlamentosu ya da seçim çalışması olabilir. Çünkü yaşam devam ediyor ve burjuvazi her zaman yoksul kitleleri kandırıp sömürü düzeninin ömrünü uzatmak için yeni dönemsel taktikler buluyor.

Avrupa’da yaşayan Türkiyeli ve Kuzey Kürdistanlı göçmenler olarak 22 Temmuz seçimlerine sessiz kalamayız, kalmamalıyız. Gümrük kapılarında ve havaalanlarında kullanılan oy pusulalarında bağmısız adayların isimlerine yer verilmedi. Bu göçmenlerin için seçme hakkının gaspı demektir. İmkanları olan göçmenler mümkünse gittikleri bölgelerde oy kullanmayı tercih etmeliler. Düzen partilerinin yalanlarına karnımız tok, oylarımız bağımsız, devrimci, sosyalist adaylara…

Yazarın diğer yazılarını okumak için tıklayınız

 

 

Ezilen Göçmenler Kolektifi Belçika

 
 

www.collective-oi.org