"Ezilen Göçmenler Kolektifi" web sitesine hoş geldiniz...
Ana Sayfa
Bülten
Açıklamalar
Kadın
Kültür Sanat
Etkinlikler
Hakkımızda
İletişim
Arşiv
Linkler

 

 

 

 

 

     

 

Demokrasinin beşiğinde neler oluyor!

Özkan KARACA

09 Temmuz 2007

Demokrasinin beşiği olduğunu söyleyen özgürlükler ülkesi, insanlığın umut kapısı olmaktan çıkıp çile olmaya başladığı yerde göçmen işçi olmak!

Demokrasi kılıcını çalan kim? Göçmenler. Özgürlükleri yok eden kim? Göçmenler. Ekonomiyi batıran kim? Göçmenler. Sosyal hakları gasp eden kim! Göçmenler. Açlığın nedeni göçmenler, yoksulluğun nedeni göçmenler… Bunlar teröristtirler çünkü göçmenlerdir.

Avrupa’da seçimleri geride bıraktık. Sağcı partilerin zaferinin yanı sıra sosyal demokratız diyen partilerin dibe vurusunu izledik. Bütün sağcı ve ırkçı partiler seçimlerde birinci gündem olarak “her şeyin sebebi olan göçmenleri” propagandalarının merkezine oturttular. Avrupa’da artan issizliğin, yoksulluğun nasıl engelleyeceklerini gündemlerine bile almadılar. Örneğin Belçika’da hiçbir parti Volkswagen işçisinin neden çıkarıldığını, Golf üretiminin neden durdurulduğunu, Opel’den iki bin beş yüz işçi niçin çıkarılıyor demedi.

Geleceği bir bir elinden alınan Avrupalı işçi ve emekçilerin duruşu ne olmalıdır? Geleceklerinin ellerinden alınmasına seyircimi kalacaklar, yoksa göçmen işçi ve emekçi kardeşleriyle ellerini buluşturup sistemin koruyucusu ve savunucusu olan düzen partilerinden hesap sorma bilinciyle mi hareket edecekler?

Sormak gerekiyor Avrupa’nın merkezinde ki Yugoslavya’ya karşı savaşı, Afganistan ve Irak’ın işgalini göçmenler mi yaptı? Uluslar arası sermayenin fabrikaları bir bir kapatarak emek gücünün ucuz olduğu ülkelere göç etmesini gocmenlermi istedi? Sağlığın ve eğitimin adım adım paralı hale gelmesini göçmenler mi istedi? Sosyal hakların gasp edilmesini ve emeğin ucuzlayarak yaşam standartlarının altına düşmesini ve yoksulluğun artmasını damı göçmenler istedi! Şimdi yerli işçi ve emekçilerin bu soruları sorma zamanıdır.

Avrupalı işçi ve emekçiler yukarıdaki soruların yanında AB ülkelerinde son yıllarda çıkarılan anti-terör yasalarının sadece göçmenlere mi, yoksa yükseliş seyri gösteren işçi ve emek hareketine yönelik mi çıkarıldığının cevabının da aramaları gerektiğini düşünüyorum. Avrupalı işçi ve emekçilerin hesap sorma bilincini kuşanarak sokağa çıkması ve başta düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü önünde engel oluşturan anti-terör yasalarının iptalini istemeleri gerekir.

Göçmen işçi ve emekçiler yerli işçi ve emekçi kardeslerinide yanlarına alıp yeni göçmenlik yasalarına ve anti-terör yasasına karşı durmalıdırlar.

Neo-liberalizmin özgürlük değil işçi ve emekçilerin sınırsızca sömürüsü olduğunu bilince çıkarılmalı. Neo-liberalizmin sermayenin uluslar arası özgürce dolaşımı olduğunu işçi ve emekçilere ise emek göçünün yasaklanması anlamına geldiği bilinci ile hareket edip neoliberal politikalara karşı koymalıdır.

Yazarın diğer yazılarını okumak için tıklayınız

 

 

Ezilen Göçmenler Kolektifi Belçika

 
 

www.collective-oi.org